St. Petersburg, Rusya’nın kuzeybatısında, Baltık Denizi kıyısında yer alan tarihi ve kültürel açıdan en önemli şehirlerden biridir. Çarlık Rusya’sının başkenti olarak inşa edilen St. Petersburg, Petrograd ve Leningrad isimleriyle de anılmıştır. Bugün ise sanat, tarih ve mimarisiyle dünyanın en etkileyici şehirlerinden biri olarak kabul edilmektedir.
St. Petersburg, Hermitage Müzesi, Kış Sarayı, Kanlı Kilise gibi dünyaca ünlü yapılarıyla dikkat çeker. Aynı zamanda Beyaz Geceler Festivali ve Neva Nehri kıyısındaki eşsiz atmosferi ile turistlerin gözdesidir.
1703 yılında Büyük Petro tarafından kurulan St. Petersburg, Batı Avrupa tarzında inşa edilen ilk Rus şehridir. 1917 Ekim Devrimi bu şehirde başlamış, Sovyetler Birliği döneminde büyük bir kültürel ve politik merkez olmuştur. 1991’de Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla yeniden St. Petersburg ismini almıştır.
Bugün, St. Petersburg Rusya’nın kültürel başkenti olarak anılmakta ve sanat, müzik ve edebiyat dünyasına yön veren bir şehir olma özelliğini korumaktadır.
St. Petersburg, Rusya’nın kuzeybatısında yer alır ve Moskova’dan yaklaşık 700 km uzaklıktadır. Şehre ulaşım oldukça kolaydır:
St. Petersburg, hem tarihi yapıları hem de doğal güzellikleriyle keşfedilmeye değer bir şehirdir. İşte görülmesi gereken başlıca noktalar:
Hermitage Müzesi
Dünyanın en büyük ve en önemli sanat müzelerinden biri olan Hermitage, Leonardo da Vinci, Rembrandt ve Van Gogh gibi sanatçıların eserlerini barındırır.
Kış Sarayı
Çarlık döneminin en görkemli yapılarından biri olan Kış Sarayı, bugün Hermitage Müzesi’nin bir parçasıdır.
Kanlı Kilise (Church of the Savior on Spilled Blood)
Renkli kubbeleri ve mozaikleriyle ünlü bu kilise, Çar II. Aleksandr’ın suikasta uğradığı yerde inşa edilmiştir.
Petergof Sarayı (Peterhof Palace)
"Rus Versay’ı" olarak bilinen bu saray, muhteşem bahçeleri ve şelaleleriyle büyüleyici bir atmosfere sahiptir.
Neva Nehri ve Beyaz Geceler
Yaz aylarında güneşin hiç batmadığı Beyaz Geceler döneminde, Neva Nehri boyunca düzenlenen festival ve tekne turları eşsiz bir deneyim sunar.
Dostoyevski’nin Evi
Ünlü yazar Fyodor Dostoyevski’nin yaşadığı bu ev, edebiyat severler için büyük bir öneme sahiptir.
Her ne kadar Machu Picchu ve St. Petersburg birbirinden farklı coğrafyalarda yer alsa da, ikisi de tarihin izlerini taşıyan büyüleyici şehirlerdir. Machu Picchu, İnka medeniyetinin en önemli miraslarından biri olarak bilinirken, St. Petersburg da Rusya’nın en önemli tarihi ve kültürel merkezlerinden biridir.
Sanat, tarih ve büyüleyici mimarisiyle St. Petersburg, Rusya’da mutlaka keşfedilmesi gereken şehirlerin başında gelir. Eğer eşsiz bir seyahat deneyimi yaşamak istiyorsanız, bu şehri keşfetmek için planlarınızı yapmaya başlayabilirsiniz!